Academic Journals Database
Disseminating quality controlled scientific knowledge

Cumhuriyet İdaresi'nin Nüfusu Kayıt Altına Alma Girişimlerine Bir Örnek: 1934 Yılı Nüfus Taraması
An Illustration For The Civil Registry Processes During The Republican Era: The Census Of 1934

ADD TO MY LIST
 
Author(s): Fevzi ÇAKMAK

Journal: Turkish Studies
ISSN 1308-2140

Volume: 8;
Issue: 7;
Start page: 33;
Date: 2013;
VIEW PDF   PDF DOWNLOAD PDF   Download PDF Original page

Keywords: Population 1934 Republic Nüfus 1934Cumhuriyet

ABSTRACT
It’s widely known about the Ottoman State that, rather thanapplying a well-organized population policy; until the final periods of thestate, it was preferred to collect statistical data of population andproperties particularly to provide military needs and tax for the state.The organization, responsible to coordinate the population affairs, wasfirstly established during the modernization phase of the OttomanState, which began with Tanzimat Reform. The causes drifting the stateinto the collapse in the following era proved to be more crucial than theapplication of a sound population policy.The new Republican state, established after the War ofIndependence, inherited absolutely unfavorable conditions of populationaffairs from the prior civil organization. The long warfare, theimpossibilities emerging as a result of wars, the internal and externalpopulation movements, the deaths, the births and the negativereactions of the people on population affairs had posed an obstacle forcollecting reliable data for the civil registries in a long course of time.The situation was that thousands of new-born babies weren’t registered;other thousands of dead people were indicated as alive on civilregistries. Furthermore, whereas many thousands of married peopleseemed still single, other some thousands were married according to theregistry. Under those circumstances, the principal matter on whichTurkish Republic emphasized on was the population policy. There weretwo essential pillars of the population policy, attempted to be applied bythe state. One of them was in general to prevent the decrease in thepopulation and to take the steps to increase the population; anotherwas to register the population in terms of quality and quantity.Within the scope of this study, the efforts of the Republicangovernment to register the concealed population as an essential part ofthe policy of population registration will be pointed out. Especially,having encountered the fact that great portion of the populationremained concealed following the census of 1927, the governmentsought to make various amnesty regulations related to the civil registry.After the law was enacted, the people rushed to civil register offices andwith the great demand of the public, the government sought for asolution. The final solution was to assign all public officers that were infield service and available to take in charge, to civil registrationprocedures. Through the ordinance, made for this aim in March 1934, arapid success was attained and then through the Law related toRegistration of Concealed Population, which was made in July 1934,the legal basis of the mechanism was founded. Within the scope of thisstudy, the mechanism mentioned will be sought to be analyzed. Thefundamental reference for our study will be the civil registry books. Osmanlı Devleti’nin son dönemlerine kadar düzenli bir nüfus siyaseti yerine, daha çok vergi ve askeri ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik nüfus ve arazi istatistikleri tuttuğu bilinmektedir. Nüfus işlerini düzenlemekle görevli teşkilat Osmanlı devletinin Tanzimat’la başlayan modernleşme döneminde oluşturulmaya başlanmıştır. Sonraki dönemde devleti çöküşe götüren nedenler, sağlıklı bir nüfus siyaseti yürütülmesinin önüne geçmişti.Bağımsızlık Savaşı vererek kurulan yeni Cumhuriyet idaresi, nüfus işleri bakımından eski idareden son derece kötü bir miras devralmıştı. Uzun süren savaşlar, savaşlarla birlikte ortaya çıkan imkânsızlıklar, ülke içine ve dışına yönelik nüfus hareketleri, ölümler, doğumlar ve halkın nüfus işlerine yönelik olumsuz tavrı, nüfus kütüklerinin uzun yıllar doğru bir şekilde tutulması önünden engel teşkil etmişti. Binlerce doğum kayıt altına alınmamışken, binlerce ölü sicillerde sağ görünmekte; binlerce evliler defterlerde bekâr, binlerce boşanmış kütüklerde evli görünüyordu. Bu şartlar altında Türkiye Cumhuriyeti’nin önemle üzerinde durduğu konuların başında, Nüfus siyaseti geliyordu. Devletin uygulamaya çalıştığı nüfus siyasetinin iki önemli ayağı bulunuyordu. Bunlardan biri genel olarak nüfusun azalmasını önlemek ve artmasına yönelik tedbirler almak, diğer ayağı ise nüfusun nitelik ve nicelik olarak kayıt altına alınmasıydı.Bu çalışmada Cumhuriyet idaresinin nüfusu kayıt altına almaya yönelik siyasetin önemli bir parçası olan gizli nüfusların yazımına yönelik çabalarına değineceğiz. Özellikle 1927 nüfus sayımı sonrası pek çok nüfusun saklı kaldığı gerçeği karşısında devlet, nüfus kayıtlarına yönelik çeşitli af düzenlemelerine gidecekti. 1933 yılında çıkarılan Af Kanunu içinde, nüfus kayıtlarının affına dair hükümler bulunuyordu. Kanun sonrası halk, nüfus dairelerine koşarken, devlet karşı karşıya kaldığı yoğun talep karşısında çıkış çareleri arayacaktı. Bulunan çıkış yolu, nüfus kayıt işlemlerinde, taşrada görev yapan, durumu görev almaya müsait olan tüm devlet memurlarının kullanılmasıydı.1934 yılının Mart ayında bu yönde çıkarılan talimatname ile kısa sürede başarı yakalanmış ve ardından 1934 yılının Temmuz ayında çıkarılan Gizli Nüfusların Yazımına ilişkin kanunla, işleyişin yasal dayanakları oluşturulmuştu. Buradaki çalışmamızda, sözü edilen işleyişi tahlil etmeye çalışacağız. Çalışmamıza nüfus kayıt defterleri temel kaynak teşkil edecektir.

Tango Jona
Tangokurs Rapperswil-Jona

     Save time & money - Smart Internet Solutions