Academic Journals Database
Disseminating quality controlled scientific knowledge

Darüşşifas Where Music Threapy was Practiced During Anatolian Seljuks and Ottomans

ADD TO MY LIST
 
Author(s): Gülşen Erdal | İlknur Erbaş

Journal: Tarih Kültür ve Sanat Araştırmaları Dergisi
ISSN 2147-0626

Volume: 2;
Issue: 1;
Start page: 1;
Date: 2013;
Original page

Keywords: Music therapy | Darüşşifas | Seljukian and Ottoman hospitals | Musicothérapie | Darüşşifa | seldjoukide et ottoman hôpital.

ABSTRACT
AbstractMusic therapy, one of the oldest treatment methods known, dates back to thousands of years. Turks’ using music therapy practices in hospitals -Ottoman and Seljuk hospitals- built with appropriate acoustic in the treatment of mental disorders, utilizing the books which included the researches done by scientists such as İbni Sina, Razî, Farabî, Hasan Şuurî and in Gevrekzade Hasan Efendi in music therapy and improving music therapy practices exemplarily in the period of Ottomans and Seljukians is assessed as the first serious music therapy practices. Darüşşifa is one of the names given to medical and educational establishments which give people health service depending on practice and observation and treated patients in Turkish and Islamic world. Turks started various reconstruction activities following their settlement in Anatolia. Within a short period, they built several types of artifacts such as; caravansaries, madrasahs, mosques, darüşşifas. In Seljukian and Ottoman darüşşifas, medical subjects were taught according to researches and scientific principals, and surgeons were educated at medical madrasahs as well. Medical health care service was provided in those places. In this study, of darüşşifas where music therapy was practised the ones surviving today and having importance have been analyzed so as to emphasize how curative power of art history and music was used by Turkish people centuries ago. From this point of view, Kayseri Gevher Nesibe Tıp Medresesi (Medical madrasah) (1206), Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (Mosque and Hospital) (1228), Amasya Darüşşifası (1309), Fatih Darüşşifası (1470) Edirne Sultan II. Bayezid Darüşşifası (1488), Süleymaniye Tıp Medresesi and Şifahanesi (Medical Madrasah and Hospital) (1556) have been examined in this study as the featured ones among the institutions where music therapy was practised.ÖzetMüziğin insanlar üzerinde bıraktığı psikolojik ve fiziksel etki günümüzde açıkça bilinmektedir. Bilinen en eski tedavi yöntemlerinden biri olan Müzikle tedavinin geçmişi binlerce yıl öncesine dayanır. Türklerin, müzikle tedavide İbn Sina, Razî, Farabî, Hasan Şuurî ve Gevrekzade Hasan Efendi gibi bilim adamlarının yaptıkları araştırmaların yer aldığı kitaplardan faydalanarak, Selçuklu ve Osmanlılar döneminde, akıl hastalıklarının tedavisine uygun akustikle inşa edilen hastaneler-darüşşifalarda kullanmaları, ilk ciddi müzikle tedavi uygulamaları olarak değerlendirilir. Darüşşifa, Türk ve İslam dünyasında pratiğe ve gözleme dayalı sağlık hizmetleri veren hastaları tedavi eden sağlık ve eğitim kurumlarına verilen isimlerden birisidir. Darüşşifalar Tıp mesleğinin uygulanmasına yönelik özel mimari anlayış içeren yapıları ile de ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Türkler Anadolu’ya yerleşmeleri ile birlikte çeşitli imar faaliyetlerine başlamışlardır. Yapılan bu faaliyetler içerisinde kervansaraylar, medreseler ve camilerle birlikte darüşşifalar da bulunmaktadır. Selçuklu ve Osmanlı darüşşifalarında tıbbi konular araştırmalara ve bilimsel esaslara bağlı kalınarak işleniyor, aynı zamanda tıp medreselerinde cerrah yetiştiriliyordu. Yapılan eğitimler dışında tatbiki uygulamaların da yaptırıldığı bilinmektedir. Darrüşşifalar, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı medreseleri plan şemasına uygun olarak tasarlanmıştır. Genelde derslerin verildiği ana eyvan ve farklı ihtiyaçlar için düzenlenmiş avlu etrafında yer alan odalardan oluşmaktaydı.Türk sanat tarihi içerisinde sıklıkla karşılaştığımız tıp siteleri aynı zamanda günümüz tıp fakültesi mantığı ile örtüşmektedir. Buralarda tedavi edici sağlık hizmetleri sunulmaktaydı. Müzikle tedavi yapılan darüşşifalardan günümüze ulaşan ve önem teşkil edenler bu çalışmada sanat tarihi ve müziğin iyileştirici gücünün yüzyıllar öncesinde Türklerde nasıl kullanıldığını vurgulamak amacıyla ele alınmıştır. Buradan hareketle Kayseri Gevher Nesibe Tıp Medresesi (1206), Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (1228), Amasya Darüşşifası (1309), Fatih Darüşşifası (1470) Edirne Sultan II.Bayezid Darüşşifası (1488), Süleymaniye Tıp Medresesi ve Şifahanesi (1556) Enderun Hastanesi bu çalışmada müzikle tedavinin yapıldığı kurumlar arasında öne çıkanlar olarak incelenmiştir. Böylece Türk müziği makamları ve hastalıklar arasında kurulan ilişkiler Selçuklu ve Osmanlı Sanatı içinde müzikle tedavinin gerekleri düşünülerek inşa edilen bu yapıların yaşam amaçları ve müziğin iyileştirici gücünün vurgulanması amaçlanmıştır.La musicothérapie pratiquée pendant le règne des Seldjoukides d’Anatolie et des OttomansRésuméLa musicothérapie, l’une des plus anciennes méthodes de traitement connues, remonte à des milliers d’années. La musicothérapie turque pratiquée dans les hôpitaux ottomans et seldjoukides utilisait l’acoustique appropriée au traitement des troubles mentaux avec la lecture des livres des savants comme Avicenne, Râzî, Fârabî, Hasan Shuurî et Gevrekzade Hasan Efendi. Ainsi la musicothérapie et l’amélioration de la musicothérapie de manière exemplaire à l’époque des Ottomans et Seldjoukides est la première pratique sérieuse de la musicothérapie. Darüşşifa est l’un des noms donnés aux établissements médicaux et éducatifs qui confèrent au peuple des services de santé en fonction de la pratique et de l’observation et qui traitent les patients dans le monde turc et islamique. Les Turcs ont commencé à reconstruire différents bâtiments selon leurs possibilités en Anatolie. Dans une courte période, ils ont construit plusieurs types de constructions tels que caravansérails, médersas, mosquées, darüşşifas. En seldjoukide et ottoman darüşşifas, les sujets médicaux ont été acquis d’après les recherches et suivant des principes scientifiques. De plus, les chirurgiens ont été formés dans des médersas médicales. Les services médicaux de soins de santé ont été rendus dans ces lieux. Dans cette étude, on a étudié les Darüşşifas où la musicothérapie a été pratiquée. Ils survivent aujourd'hui en ayant une importance pour souligner comment le pouvoir curatif de l’histoire de l’art et de la musique a été utilisé par les Turcs il ya des siècles. De ce point de vue, dans ce travail, on a examiné les institutions suivantes où la musicothérapie a été pratiquée : la Madrasa Médicale de Kayseri Gevher Nesibe (1206), la Mosquée de Divrigi Ulu et sa Darüşşifa (1228), la Darüşşifa d’Amasya (1309), La Darüşşifa de Fatih (1470), la Darüşşifa d’Edirne Sultan II. Bayezid (1488), La Madrasa Médicale de Suleymaniye et Son Hôpital (1556).
RPA Switzerland

RPA Switzerland

Robotic process automation

    

Tango Jona
Tangokurs Rapperswil-Jona