Academic Journals Database
Disseminating quality controlled scientific knowledge

REFLECTIONS FROM BASIC TECHNOLOGICAL PARADIGMATIC SHIFTS TO SOCIAL SCIENCES - TEMEL TEKNOLOJIK PARADIGMAL KAYMALARDAN SOSYAL BILIMLERE YANSIMALAR

ADD TO MY LIST
 
Author(s): Hüsnü Erkan

Journal: Istanbul Journal of Sociological Studies
ISSN 1304-0243

Issue: 45;
Start page: 125;
Date: 2012;
Original page

Keywords: Quantum paradigm | technological paradigm shifting | system analysis | the organic operation of the networks | autopoietik systems | neural networks (connection- ist) Model | Kuantum Paradigması | Teknolojik Paradigmal Kayma | Sistem Analizi | Ağların Organik İşleyişi | Autopoietik Sistem | Sinir Ağları (Connectionist ) Modeli.

ABSTRACT
Unlike other species, man is able to consider the action of thought. Technology is created by the implementation of the human mind and thoughts on nature. The leaps that are seen at the interaction between the human mind and nature/the universe are the shifts of intellectual and technological paradigms. Primitive man first used her or his hand in interaction with the environment. With the informational conglomeration that was provided, she or he formed objects from nature and so after a while traditional technologies were created in this way. The informational capacity available about the observable process of nature came up with the Newton laws as the first scientific revolution. As science oriented to invisible nature, which is subatomic and macro cosmos, instead of the observable one, the paradigm of quantum arose as the second scientific revolution. Society as a whole, which is based on sophisticated and multi-directional human relations, separated into sub- systems of economic, technological, social, political and cultural systems and all of these systems also have the mechanism of system, structure and process. This systematization and structuring emerged by themselves as well as having been designed as a product of the human mind, within the social evolution. The connected and dynamic interaction be- tween the systems, structures and processes which constitute society as a whole, creates a network settlement. Thus, nowadays in the Information Society, instead of the static, point-linear cause and effect explanations of mechanical thought, the paradigm of network interaction of social sciences, which is consistent with quantum thought, takes a major role. The paradigm of an interacting network is analogous to the model of neural networks which explains the functioning of the brain. The quantum model of physics, the neural network model of biology and the social sciences’ integrated network interaction model of society as a whole, are the parallel reflections of the second scientific revolution, which are being shaped in different fields. Moreover, both biological interaction networks and social interaction networks are those systems which configure and renew themselves by themselves (autopoietik systems).ÖzetDiğer canlılardan farklı olarak insan düşünme üzerine düşünebilir. İnsan aklı ve düşünce- sinin doğaya uyarlanması teknoloji olarak şekillenir. İnsan aklı ile doğa/evren etkileşiminde görülen sıçramalar, düşünsel ve teknolojik paradigmal kaymalardır. İlkel insan, doğa ile etkileşiminde önce el’ini kullandı. Sağladığı bilgi birikimi ile doğadan aldığı nesneleri şekillendirerek doğaya müdahale etmesi zamanla geleneksel teknolojileri yarattı. Görü- nür doğanın işleyişi üzerine sağlanan bilgi birikimi, ilk bilimsel devrim olarak Newton yasalarıyla gündeme geldi. Bilimin görünür doğa yerine görünmez doğa olan atom altına ve makro kozmosa yönelmesi ise ikinci bilimsel devrim olarak kuantum paradigmasını şekillendirdi. Karmaşık ve çok yönlü insan ilişkilerine dayalı toplumsal bütün kendi için- de, ekonomik, teknolojik, sosyal, politik ve kültürel alt sistemlere ayrıldığı gibi, bunların her biri kendi içinde ayrıca sistem, yapı ve süreç işleyişlerine sahiptir. Bu sistemleşme ve yapılaşma toplumsal evrim sürecinde bir yandan kendiliğinden oluşmakta, diğer yandan insan aklının ürünü olarak tasarlanmaktadır. Toplumsal bütünü oluşturan sistemler, yapılar ve süreçler arasındaki interaktif ve dinamik etkileşim, bir ağ yapılanması oluşturur. Bu nedenle günümüz Bilgi Toplumunda, mekanik düşüncenin statik noktasal-doğrusal neden sonuç açıklamaları yerine, Kuantum düşüncesi ile uyumlu sosyal bilimlerin ağ etkileşim paradigması devreye girer. Ağ etkileşim paradigması, beyin işleyişini açıklayan sinir ağları modeli ile paralellik gösterir. Fiziğin Kuantum modeli, biyolojinin sinir ağları modeli ile toplum bilimin, toplumsal bütünün entegre ağ etkileşim modeli, farklı alanlarda şekillenen ikinci bilimsel devrimin paralel yansımalarıdır. Ayrıca gerek biyolojik etkileşim ağları; gerekse toplumsal etkileşim ağları, kendi kendini yapılandıran ve yenileyen (autopoietik) sistemlerdir.
RPA Switzerland

RPA Switzerland

Robotic process automation

    

Tango Rapperswil
Tango Rapperswil